Bilim adamları, bu konuda ulusal düzeyde bir tartışma
ortamı yaratılması ve konunun etik açıdan değerlendirilmesinin ardından,
etik olduğu sonucuna varılması halinde testin yaygın biçimde
uygulanmasına ve otizm tehlikesi görülen hallerde de kürtaj yapılmasına
izin verilmesini öneriyor.
Bilim adamlarına göre, otizm testiyle ilgili süreç down sendromunun anne
karnında tespitine olanak sağlayan amniyosentez yöntemiyle mümkün
olabilecek. Bilim adamlarını tek düşündüren ise test sonrasında bebeğin
otistik doğabileceğinin tespiti halinde, kürtaja izin verilmesi gerekip
gerekmediği sorusunun yanıtının bulunması.
Tartışmalarda, içlerinden ünlü matematikçiler ve müzisyenlerin bile
çıktığı otistik çocuklar örnek gösterilirken, otistik olup hiçbir
şekilde hayatla bağlantı kuramayan ve bütün yaşamını otistik hastalar
için dizayn edilmiş özel kurumlarda geçirenlerden de söz ediliyor.
Bilim adamları, bu nedenle toplumun ve otistik bir bebek sahibi olma
olasılığı yüksek tespit edilen ebeveynlerin bu tür vakaların kürtajla
sonlandırılması gerekip gerekmediği konusunda karar vermesinin güçlüğüne
dikkati çekiyor.
Öte yandan otistik çocuk sahibi ailelerin büyük çoğunluğunun ise teste
daha şimdiden karşı çıktıkları ve bu testin serbest bırakılması halinde
hem otistiklere yönelik ayrımcılığın artmasından hem de devletin otistik
çocuk sahibi ailelere verdiği desteğin azalmasından korktukları
belirtiliyor.