|
|
Yaşıt İstismarı ve Sonuçları
9 Eylül
Üniversitesi Öğretim Üyesi Yard. Doç. Dr. Taner Güvenir, okullarda
öğrenciler arasında yaşanan akran istismarının ciddi ruhsal sorunlara
yol açabildiğini söyledi.
MAT-FKB Özel Gelişim
Okulları tarafından öğretmen, öğrenci ve velilere yönelik 2 ayrı
oturum halinde düzenlenen "Okulda Akran İstismarı" konulu panel, Yunus
Emre Kültür Merkezi'nde yapıldı. Panelde konuşan 9 Eylül Üniversitesi
Öğretim Üyesi Yard. Doç. Dr. Taner Güvenir, akran istismarının yeni
bir sorun olmadığını, dünyanın her ülkesinde karşılaşıldığını
belirtti. Güvenir, okulda akran istismarının, öğrenciler arasında
genellikle bir güç dengesizliği zemininde gelişen, tekrarlayıcı
tarzda, isim takma, alay etme, küçük düşürme, tehdit etme, dışlama ve
fiziksel zarar verme gibi çok çeşitli olumsuz davranışları kapsayan
bir istismar türü olduğunu kaydetti.
Akran istismarına uğrayan çocuğun çoğunlukla ruhsal, akademik ve
sosyal alanlarda sorunlar yaşadığını vurgulayan Yard. Doç. Dr. Taner
Güvenir, "Akranlarını istismar eden çocuklar ise, eğer uygun müdahale
edilmezse ileride davranım sorunları ve suça eğim göstermektedir. Uzun
yıllardır gelişmiş ülkelerin eğitim sistemi içinde akran istismarıyla
mücadeleye yer verilmektedir. Ne yazık ki, bu sorun ülkemizde henüz
tam olarak tanımlanabilmiş dahi değildir" dedi.
Güvenir, öğrenciler arasındaki akran istismarının anaokulu ve
ilkokulda çok yaygın iken, ortaokul ve lisede azaldığını ifade etti.
Her okulun kendine özgü kültürü olması sebebiyle değişik akran
istismarlarının ortaya çıktığına işaret eden Taner Güvenir, "Bazı
yerlerde bir çocuk cep telefonunun markası bir alt model olduğu için
istismara uğrarken, başka bir farklı bölgede küçük bir etnik gruba üye
olduğu için ciddi istismara uğrayabiliyor. Bu o çocuğun ruhsal
hayatını ciddi bir şekilde etkileyebiliyor. Akran istismarı giderek
artıyor mu? Bu bilinmiyor. Bu sorun büyükşehir sorunu değil. En küçük
köyden, en büyük kente kadar değişik koşullarda olabiliyor" diye
konuştu.
Yard. Doç. Dr. Güvenir, akran istismarıyla ruhsal sorunlar yaşayan hem
mağdur, hem de istismar yapan çocuk ya da gençlerin kliniklere daha
fazla başvurmaya başladığının altını çizdi. Güvenir, "Bir çocuk
kekemeyse ve akran istismarına maruz kalıyorsa kekemeliği daha da
artıyor. Daha başka uyku sorunları, depresyon, gece işemeleri, okul
fobisi, intihar ve intihar girişimi olabiliyor. Bir çocuğun ya da bir
gencin ruhsal hayatında önemli olan bu sorunlara önlemler alınmazsa,
kalıcı izler bırakıyor. Akran istismarının yol açtığı akademik
sorunlarda ise, ders başarısında düşme, konsantrasyon bozukluğu
görülebiliyor. Sosyal anlamda kişinin kendini algılayış biçiminde
ciddi yaralanmalara sebep oluyor. İstismar sonucunda kendi benlik
algısına ters düşüp, kendine güveni azalıyor, buna bağlı olarak
utangaçlık, içine kapanıklık, depresyon görülmeye başlanıyor" şeklinde
konuştu.
Erkeklerin kızlardan daha fazla istismar ettiğini açıklayan Taner
Güvenir, daha çok hemcinslerini istismar eden kızların ise dedikodu
yayma, söylenti çıkarma gibi yolları tercih ettiklerini sözlerine
ekledi. |