|
|
 |
 |
 |
 |
|
Acıkma
ve Şişmanlık
|
Kilosu fazla olan
insanlar zayıflara göre daha çok acıkır ve müthiş bir yeme ihtiyacı
duyar. Kendi kendisiyle ne kadar savaşırsa savaşsın iştah galip gelir
ve acıkan kendini bir sandviç veya keke saldırırken bulur. Peki neden
böyledir?
İhtiyacınızdan fazla kalori alanların vücudundaki yağ hücrelerinin
sayısı 2'ye katlanıyor. Bu hücreler kendi aktivitelerini sürdürmek
için beyne daha fazla besin istediklerini söyleyen mesajlar yolluyor.
Sonuçta kendinizi bir dilim keke saldırmış olarak buluyorsunuz.
Kalp krizi ile mücadelede en önemli şart beslenme... Ancak bu konudaki
yanlış anlamaları düzeltelim. Sağlıklı beslenmek sürekli marul yemek
ve lezzetli olan her şeyden uzak durmak anlamına gelmiyor. Zaten böyle
bir diyete isteseniz de devam edemezsiniz. Dolayısıyla sağlıklı
beslenmenin anahtarı doğru gıdaları sağlıklı bir şekilde alabilmekte
yatıyor. Önümüzdeki günlerde nasıl beslenmeniz ve hangi
alışkanlıklardan uzak durmanız gerektiğini inceleyeceğiz. Önce en
tehlikeli olduğu söylenen besin gruplarını inceleyelim: Yağlar ve
kanbonhidratlar.
40 milyar yağ
hücresi
Vücudumuzda 40 milyar yağ hücresi bulunuyor. Son yıllarda yapılan
araştırmalar bunlardan oluşan yağ dokusunun kendi kendine karar
mekanizması olan ve kan yoluyla vücutla sürekli iletişim halinde
bulunan bir "organ" olduğunu gösteriyor. Bu mesajlar ya "Doydum" ya da
"Biraz daha yemek istiyorum" şeklinde oluyor. Biz yemek yemenin
bilinçli bir karar olduğunu zannediyoruz. Ancak aslında ne kadar
yediğiniz vücudunuzdaki yağ miktarına bağlı. Yağ hücreleri çok küçük.
Öyle ki tek bir çikolatadaki yağı depolayabilmeniz için milyonlarca
yağ hücresine ihtiyacınız var.
6 kat genişliyor
İşte ihtiyacınızdan çok daha fazla kalori aldığınızda bu yağ hücreleri
daha da genişliyor ve 6 katına kadar çıkıyor. 40 milyar yağ hücresinin
sayısı 100 milyarı buluyor. Kilo verirken ise aktiviteleri yavaşlasa
da sayıları kolay kolay azalmıyor. Üstelik yağ hücreleri boylarına
oranla çok fazla kan akışına ihtiyaç duyuyor. Bu nedenle çok yemeye
alışıldığında oluşan milyarlarca yağ hücresi, "hayatta kalabilmek
için" sürekli daha fazla besin ve enerji istediği mesajını yolluyor.
Siz de daha fazla yiyorsunuz.
Kalp için
sağlıklı beslenmenin sırrı glisemik indeks
Şeker, hamur işleri, lifler, meyve sebzeler... Yani masanızdaki pilav
ve ekmekten elmaya kadar her şey karbonhidrat sınıfına girer. Bazı
diyet programlarının tavsiyelerinin aksi ne sağlık için bunların
hepsinden yemeniz gerekir. Ancak püf noktası doğru kaynakları
seçebilmekte yatıyor. Peki bunu nasıl yapacaksınız? Dünyanın en iyi
doktorları sağlıklı beslenmek için düşük glisemik indeksi olan
besinleri tercih etmeniz gerektiğini söylüyor.
Glisemik indeks
nedir?
Çünkü bir besinin glisemik indeksi ne kadar yüksekse yiyecek mideyi o
kadar hızlı terk ediyor demektir. Bu yiyecekler glikoz, fruktoz,
sakkaroz gibi alt
birimlere parçalandıkları bağırsaklara bir anda gidiyor. Buradan kana
şeker akımı çok büyük miktarlarda ve fazla hızlı geçekleşiyor. Bu
durumda da "açlık hissi" çabuk geri dönüyor ve kişi yeniden yemek
ihtiyacı hissediyor. Vücut kandaki aşırı miktardaki şekeri atabilmek
için pankreastan aşırı miktarda insülin salgılamak zorunda kalıyor.
İnsülin hormonu şekeri düşürüyor ama bir yandan da kan yağlarını
(trigliseritler) artırıyor ve damarları koruyan iyi kolestrol HDL'yi
azaltıyor. Sonuçta şişmanlık yanında kalp-damar hastalıkları, diyabet,
felç gibi çok ciddi sorunlara da davetiye çıkarıyor. Sağlıklı
beslenmek için glisemik indeksi 55'den az olan besinleri istediğiniz
gibi yiyebilir, 69'a kadar olanları ise dikkatli olmak kaydıyla
tüketebilirsiniz. 70 ve üzerinden ise olabildiğince uzak durmalısınız.
Besinlerin glisemik indeksini değerlendirirken aşağıdaki tablodan
yararlanabilirsiniz.
Doymuş yağlar
neden kötü?
Kalp hastalığı riskiniz varsa kolesterolünüzü düşürmeniz tavsiye
edilecektir. Bunun için kolesterolü düşük besinler değil doymuş yağ
oranı düşük besinler yemelisiniz. Doymuş yağlar oda sıcaklığında katı
halde bulunur. Hayvansal yağların tümünde ve etlerde bol miktarda
doymuş yağ vardır. Doymuş yağlar daha fazla kolesterol üretilmesine ve
kötü kolesterol LDL seviyesinin artmasına neden olur. Damarların
tıkanmasına yol açabilir, kalp hastalıklarının da temel
nedenlerindendir. Gün içinde tükettiğiniz kalorinin en fazla yüzde
10'u doymuş yağ olmalıdır.
Cipsteki yağlar
neden tehlikeli?
Hidrojenin sıkıştırılması ile elde edilen ve genellikle hazır satılan
gıdalarda bulunan trans yağları hiç tüketmemelisiniz. Yani gün içinde
tükettiğiniz besinlerin en fazla yüzde 10'i kırmızı et, patates
kızartması olmalı; margarin, bisküvi ve cipsten ise tamamen uzak
durmalısınız. Bunlar yerine zeytinyağı kullanmayı deneyin. Ancak bu
iyi yağları istediğiniz kadar yiyebileceğiniz anlamına gelmiyor. Gün
içindeki yağ tüketiminiz asla toplam kalorinin yüzde 35'ini geçmemeli. |
|
|
 |
 |
 |
|
2008©
HastaAdam.com Tüm Hakları Saklıdır.
|