|
|
Sıcaklarda Sağlıklı Kalmak
Kuzey Afrika’dan
gelen sıcak hava dalgası Türkiye’nin birçok bölgesini olumsuz
etkileyecek. Uzmanların sıcaklara karşı uyarıları ise şöyle...
SUSAMAYI BEKLEMEDEN
SU TÜKETİN
Susamayı beklemeden su tüketin. Sıcak havada artan termeleyle atılan
sıvı, elektrolit kaybını engellemek için su alımınızı 3 litreye
çıkarın.
Vücuttan su
atımını artıran alkol, gazlı içecek ve şeker katkılı meyve sularını
tüketmeyin. Su tüketmek keyifsiz geliyorsa içine bir iki damla meyve
suyu veya meyve parçaları ekleyin, soğuk sıcak bitki çayları, kendi
tadıyla pişmiş kompostolar, limonata, ayran, kefir, soda en doğru
alternatifler olacaktır.
Yeterli su alıp almadığınızı idrar rengini kontrol ederek takip
edebilirsiniz. Eğer ki idrarınız elma suyu rengindeyse sıvı alımınız
yetersiz, limonata rengindeyse yeterlidir.
Yavaşlayın. Ağır fiziksel aktivite yapmayın. Bunun için havanın
nispeten daha makul olduğu sabah erken veya akşam geç saatleri tercih
edin. Sadece egzersiz sırası ve sonrasında değil öncesinde de su için.
Çünkü sıcak havalarda 30 dakikalık hafif egzersizler dahi vücudu susuz
bırakabilir.
Lif ve vitamin alımızı artırmak için, mevsiminde sebze ve meyveleri
bunlar için de özellikle domates, kırmızı biber, böğürtlengiller,
çilek tüketimini artırın.
Yoğurttan vazgeçmeyin, sıcak havalarda vücut ısısını dengelemeye
yardımcı olabileceği gibi içine katacağınız taze maydanoz, dereotu,
nane ile hem vitamin alımınızı artırmaya hem de doygunluk hissi
sağlamaya yardımcıdır.
Ağır yemekler ve kızartmalardan kaçının, sebze yemeklerinizi 1-2 yemek
kaşığı zeytinyağı ile pişirmeye gayret edin.
Seran Göçer (Beslenme ve Diyet Uzmanı):
GÜNDE 3 LİTRE
SIVI ALIN
Hava sıcaklıklarının çok fazla olması herkesi bir miktar
etkileyebililir ama risk oluşturacak gruplar 50-60 yaş üstü; özellikle
tansiyon hastaları, böbrek ve diyabet hastaları ve kalp hastaları. Bu
hastalarımızın sıvısız kalmamaları gerekir. Bu kişilerin sıcak
saatlerde dışarıda kalmamaları, çok ağır yemekler yememeleri, en az 3
litre civarında sıvı tüketmeleri gerekir. Bu sıvının su ve bitki çayı
olması gerekir. Kola ve benzeri şekerli içecekler sıvı yerine
geçmiyor.
SICAKLARDA DOĞRU
BESLENME PROGRAMI
Gıdalar; dondurma ve etlerde önem kazanıyor. Birkaç saatten fazla
beklemiş etlerin, dışarıda bekletilmiş yemeklerin tüketilmemesi lazım.
Doğru beslenme programı uyguluyorsak, sıcaklık değişimi ile beslenme
şeklimizi değiştirmemiz gerekmez ama sıvı alımını mutlaka
artırmalıyız.
Günlük beslenme için şu miktarları önerebilirim:
3 litre su
200 ml süt ya da 200 gr yoğurt (6 yemek kaşığı)
Tahıllardan haftada 3 gün 4-5 yemek kaşığı
Haftada 3 gün en az 200 gram ızgara et
Her gün bir porsiyon sebze
1-2 porsiyon salata
3 porsiyon meyve
Prof. Dr. Çetin Erol (Türkiye Kardiyoloji Derneği Gn. Bşk.):
SABAHIN SERİNİ,
AKŞAMIN SERİNİ...
Sıcaklar elbette kalp hastalıklarını olumsuz etkiliyor. Özellikle
aşırı sıcağın hissedildiği saatlerde dışarıda olmalarını pek arzu
etmiyoruz. Çünkü bunlar genelde yaşlı ve dengeleri hassas olan
kişiler. Özellikle sıcaklar mai kaybına, elektrolit kaybına neden
olduğu için de hem kan basınçları etkileniyor hem ritm bozuklukları
bakımından tehlikeli oluyor. Sabahın serini, akşamın serini kalp
hastalıkları için en uygun saatler. Sağlıklı insanlar da sıvı kaybını,
elektrolit taybını mutlaka karşılamaya dikkat etmeliler.
Beslenmelerine dikkat etmeliler.
Kişinin kalbinin kapasitesi, geçirdiği hastalığın derecesi önemli.
Sağlam bir insan için normal şartlarda her koşula adapte olur. Ama
kalbin gücü, kuvveti, aldığı ilaçların derecesi gibi faktörler
adaptasyonu etkiler. Ciddi bir kalp hastalığı geçirmiş ve bu nedenle
takip altındaki bir hasta herhalde dışarıda durmamaya özen
gösterecektir. Özel bir ilaç yok ki bunu alın da sıcağa çıkın
diyebilelim.
Dr. Arpi Tırpancı (Cilt Hastalıkları Uzmanı):
“GÜNEŞ KREMİ
KULLANMAK İÇİN TATİLE ÇIKMAK GEREKMİYOR”
Hastaların güneşten koruyucu kullanmayı bilmediklerini görüyorum.
Güneşten koruyucu kremlerin sadece plaja giderken kullanıldığını
sanıyorlar. Gün içinde tazelemek gerektiğini unutuyorlar ve sürdükleri
anda etkisinin başladığını düşünüyorlar. Güneş kremi kullanmak için
tatile çıkmak gerekmiyor. Ama çarşıya, pazara çıkarken ya da çalışan
insanlar öğle tatilinde bir saat dışarılarda dolaşıyorlarsa yine
güneşlenmiş oluyorlar. Yine arabada giderken de güneş alınıyor, suyun
içinde kaldığında da... Güneşten koruyucuları bir gün sürüp on gün
sürmeyince bunun etkisinin azalacağı oysa hergün düzenli
kullanıldığında bunun koruyuculuk özelliğinin arttığını bilmeleri
gerekiyor.
Önemli bir nokta da, güneş kremlerinin cilt yapısına göre seçilmesi
gerektiği. Yağlı veya lekeli ciltler için farklı seçenekler
kullanılabilir. Çok faktörlü koruyucu kullanmak gerekmiyor, güneşten
korunmak için “30+”nın yeterli olduğunu düşünüyoruz. 100 faktörlü krem
kullanıyorum deyip, arada bir kullanan insan kendini güvence altında,
güneşten korunuyor hissetmemeli.
ÇOCUKLARA ŞAPKA
ŞART
Çocuklar için en iyi korumanın giysi olduğunu bilmek gerekiyor. Çocuk
dışarıda oynuyorsa başında bir şapkasının olması, üzerinde bir tişört
olması doğru olur. Çocuklar hep suyun içinden çıktıklarında kremlerini
mutlaka tazelemek lazım.
Ntvmsnbc |